Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılına ait dördüncü toplantısını gerçekleştirerek önemli kararlar aldı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, Türkiye’nin sanayi gücünü korumak, geliştirmek ve ihracata yönlendirmek amacıyla “Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı” gibi projelerin hızlı bir biçimde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bölgedeki gelişmelerin Türkiye ekonomisine olumsuz etkilerini en aza indirmek için çeşitli önlemler devreye alındı. Bu bağlamda, artan petrol fiyatlarına karşı geçici olarak eşel mobil sistemi uygulamaya konuldu. Ayrıca, gübre gibi kritik tarımsal girdilere yönelik dış ticaret önlemleri alındı ve stratejik stok yönetimi güçlendirildi.
Turizm sektörüne yönelik destek paketinin yanı sıra, ihracatçıların kefalet limitleri artırılarak finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması sağlandı. Sanayi politikalarında ise yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretim öncelikli hale geldi. Stratejik yatırımları desteklemek amacıyla Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı gibi projeler hayata geçirildi. KOSGEB aracılığıyla ise KOBİ’lerin finansmana erişimi, üretim kapasiteleri ve yeşil-dijital dönüşüm süreçleri destekleniyor.
Savunma sanayisinde yerli ve milli üretimi geliştirmek adına çalışmalar sürdürülmekte, ihracat ve Ar-Ge faaliyetleri teşvik edilmektedir. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu “Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı” çerçevesinde, Türkiye’nin bölgesel bir yönetim merkezi olmasının hedeflendiği belirtildi. Bu program kapsamında yatırımcı dostu düzenlemeler, vergi teşvikleri ve “Tek Durak Büro” uygulamalarıyla bürokratik işlemlerin sadeleştirilmesi planlanıyor.
İstanbul Finans Merkezi odaklı politikalar ile Türkiye’nin küresel finans sisteminden daha fazla pay alması amaçlanıyor. Toplantıda, imalat sanayindeki gelişmeler ve KOBİ’lerin güçlendirilmesine yönelik adımlar değerlendirilirken, küresel finansal gelişmeler, özellikle ABD/İsrail-İran savaşının olası etkileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Kamu bankalarının yurtdışında şube açma çalışmaları da masaya yatırıldı. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve jeostratejik konumunun altı çizilirken, ülkenin küresel transit ticaretteki rolünü artıracak politikaların süreceği vurgulandı.