Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Dünya Çiftçiler Günü etkinliğinde üreticilere hitap ederek, “Çiftçilerimizin ve toprağımızın üzerine titredik” açıklamasında bulundu. Ancak, 2026 yılı için tarım sektörünün durumu, 1,3 trilyon TL’yi aşan borç yükü, rekor düzeydeki konkordato başvuruları ve hacizli traktörlerle “sistem krizi” içinde olduğuna işaret ediyor.
Borç Yükü 10 Kat Arttı: 1,3 Trilyon TL’ye Ulaştı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve güncel piyasa raporlarına göre, çiftçilerin bankalara olan toplam borcu 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla 1,3 trilyon TL’yi geçmiştir. İki yıl öncesine göre borç yükündeki yaklaşık 10 kat artış, tarım sektöründe finansal sürdürülebilirliğin sona erdiğini gösteriyor. Ödenemeyen krediler nedeniyle “haczedilen traktör” haberleri, artık yerel gazetelerin gündeminde sıkça yer alır hale geldi.
Dolar Kuru Çiftçiyi Vuruyor: 45 TL
2026 yılı itibarıyla çiftçilerin ekonomik durumu oldukça olumsuz bir tablo çiziyor. Nisan 2026 itibarıyla genel enflasyon oranı (TÜFE) yüzde 32,37 iken, gübre, ilaç ve tohum gibi tarımsal girdilerin fiyatları bu oranın çok üzerinde artış göstermekte. Dolar/TL kuru 45,37 seviyelerinde sabit kalınca, dövize bağlı olan girdi fiyatları çiftçiler için erişilemez hale geldi ve üreticilerin satın alma gücü büyük ölçüde düştü.
Üretimden Uzaklaşma: 600 Bin Aile Tarımdan Çekildi
Tarım sektöründe yaşanan demografik çöküş, 2026 yılında geri dönülemez bir noktaya ulaşmış durumda. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerine göre, kayıtlı çiftçi sayısı 2,8 milyondan 2,2 milyona geriledi. Tarımda ortalama yaşın 58’e yükselmesi ve genç nüfusun tarıma katılımının azalması, gıda arz güvenliğini ciddi bir milli güvenlik sorunu haline getiriyor.
Tarım Şirketleri Konkordato Sürecinde
Krizin etkileri yalnızca küçük aile işletmeleriyle sınırlı kalmamış, büyük tarım şirketlerini de sarmaşık gibi sarmıştır. 2025 ve 2026 yılları arasında Türkiye genelinde ilan edilen konkordato başvurularında tarım sektörü, inşaat ve tekstil sektörlerinin ardından ilk üçte yer aldı. Yasal şartların ağırlaşmasına rağmen, finansmana erişim sıkıntısı çeken büyük tarım işletmeleri “iflas” ve “konkordato” sürecinden kurtulamıyor.