13 Mayıs 2014 tarihinde 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden faciası davasında, kamu görevlilerine yönelik yeni bir hukuki süreç başlatıldı. Faciada yaşamını yitiren madencilerin ailelerinin davaya katılma talebi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi. Ailelerin avukatları, bu karara itiraz ederek dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne taşıdı.
İtiraz dilekçesinde, mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “mahkemeye erişim hakkı”, “adil yargılanma hakkı” ve “hakkaniyetli yargılama ilkesi”ni ihlal ettiği savunuldu. Soma faciasına dair yürütülen soruşturma çerçevesinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan bazı bürokratlar ve Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) görevlileri de dahil olmak üzere toplamda 28 kişi hakkında iddianame düzenlenmişti. İddianame, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Aralık 2023’te kabul edildi. Mahkeme, 29 Nisan 2025 tarihinde 10 sanığın beraatına, 18 sanığın ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezalarına hükmetti. Bazı sanıklar hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alındı.
İstinaf sürecinin ardından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, “görevi kötüye kullanma” suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 16 sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verdi. Diğer sanıklar yönünden ise yerel mahkeme kararlarını onadı. Ancak, faciada hayatını kaybeden madencilerin ailelerinin istinaf başvuruları “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle yine reddedildi. Ailelerin avukatları, bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek yeniden itirazda bulundu. İtiraz dilekçesinde, “301 kişinin hayatını kaybettiği bir olayda eşini kaybeden müvekkilin, suçtan doğrudan zarar görmediği iddiası hukuka açıkça aykırıdır” ifadelerine yer verildi.
Başvuruda, kamu görevlilerinin denetim görevini yerine getirmediği, bunun yaşam hakkı ihlali doğurduğu ve mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “silahların eşitliği” ilkesine aykırı olduğu belirtildi. Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerine de atıfta bulunularak hak ihlali iddiaları ortaya kondu. Avukatlar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılmasını ve Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun tekrar değerlendirilmesini talep etti.