Aydın Üniversitesi’nde akademisyenlerin maaşlarından yapılan kesintiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine alındı. Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi sundu. Bayhan, İstanbul Aydın Üniversitesi’nde yaklaşık 400 akademisyenin maaşlarından 15 bin ila 35 bin lira arasında kesinti yapıldığını belirterek, “Bilim emekçileri, en temel hakları için açıklama talep ederken güvenlik görevlileriyle karşı karşıya bırakılmıştır. Bu durum, üniversitelerde anti-demokratik yönetim anlayışının yaygınlaştığını göstermektedir” diye konuştu.
Önergesinde, akademisyenlerin Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) edindiği bilgilere de atıfta bulunan Bayhan, “Üniversite, öncelikle maaşlardan kesinti yapmış, ardından çalışanları eksik çalışmış gibi bildirmiş ve sonrasında geriye dönük izin formlarını doldurmaya zorlamıştır” ifadelerini kullandı. Bayhan, Bakan Tekin’e şu soruları yöneltti:
“DENETİM MEKANİZMASI İŞLETİLMEKTE MİDİR?”
– İstanbul Aydın Üniversitesi’nde yaklaşık 400 akademisyenin maaşlarından kesinti yapıldığı bilgisi Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Bu iddialar karşısında herhangi bir inceleme veya denetim başlatılmış mıdır, yoksa bu uygulama Bakanlığınız tarafından normal mi görülmektedir?
– Söz konusu kesintilere ilişkin akademisyenlerin birçok kez başvuruda bulunmasına rağmen muhatap bulamaması, ‘açıklama yapılamaz’ denilerek bilgi verilmemesi ve hak arayan çalışanların güvenlik güçleriyle karşı karşıya bırakılması konusunu inceleyecek misiniz?
– Bir üniversitede akademisyenlerin maaşlarının açık, şeffaf ve yazılı bir gerekçe olmadan hukuksuzca kesilmesi karşısında Bakanlığınızın denetim başlatma yükümlülüğü yok mudur? Neden bu yükümlülük gerçekleşmemiştir?
– Aynı kesinti için “28 gün”, “mesai ihlali” ve “tasarruf tedbiri” gibi çelişkili gerekçeler sunulması, açık bir idari keyfiyeti işaret ederken, Bakanlığınız bu durumu neden derhal incelemeye almamıştır?
– 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca akademik faaliyetin niteliği gereği klasik mesai saatlerine indirgenemeyeceği açıktır. Danıştay içtihatlarında da akademik personelin çalışma şeklinin sabit mesai ölçütleriyle değerlendirilemeyeceği vurgulanmışken, “mesaiye riayet edilmemesi” gibi belirsiz bir gerekçeyle maaş kesintisi yapılmasına Bakanlığınız nasıl izin vermektedir?
– Mütevelli heyetlerinin fiilen patron gibi davranması, vakıf üniversitelerinin “kâr amacı gütmeyen” niteliğini sorgulatmıyor mu? YÖK bu süreçte herhangi bir denetim başlatmış mıdır? Başlatmadıysa neden? Bakanlığınız ile YÖK arasında ortak bir denetim mekanizması işletiliyor mu?
– Üniversitenin çalışanların saatlerini topluca “eksik gün” olarak SGK’ya bildirdiği ve sonrasında çalışanları geriye dönük izin formları doldurmaya zorladığı iddiaları karşısında, Bakanlığınız herhangi bir SGK ve iş müfettişi denetimi başlatmış mıdır? YÖK Başkanı’nın söz konusu üniversiteyle kamuoyu önünde kurduğu ilişkiler, denetim sorumluluğunun yerine getirilmemesinde etkili olmakta mıdır?
